Ne hissettiğinizi tam olarak açıklayamaz, sizi neyin üzdüğünü bilemeyebilir ya da eskiden keyif aldığınız şeylere karşı artık aynı ilgiyi duymadığınızı fark edebilirsiniz. Belki de içinizden sık sık “Kendimi boşlukta hissediyorum.” cümlesi geçiyordur.
Bu boşluk hissi her zaman belirgin bir üzüntüyle ortaya çıkmaz. Bazen hiçbir şey hissetmiyormuş gibi olmak, bazen hayatın anlamını kaybetmiş gibi hissetmek, bazen de bir şeylerin eksik olduğunu bilip neyin eksik olduğunu anlayamamak şeklinde yaşanabilir.
Peki, kendini boşlukta hissetmek neden olur? Bu duygu ne anlatıyor olabilir ve onunla başa çıkmak için neler yapılabilir?
Bu yazıda duygusal boşluk hissinin olası nedenlerini, psikolojik açıdan ne anlama gelebileceğini ve kendinizi yeniden anlamaya başlamak için atabileceğiniz adımları ele alacağız.
Kendini Boşlukta Hissediyorum Bu Ne Anlama Gelir?
Kendini boşlukta hissetmek, kişinin içinde bir eksiklik, anlamsızlık veya duygusal uzaklık hissetmesi olarak tanımlanabilir. Kişi neye ihtiyacı olduğunu tam olarak bilmeyebilir; yalnızca mevcut yaşamının kendisine eskisi kadar iyi gelmediğini hissedebilir.
Bu duygu herkes için aynı şekilde yaşanmaz.
Bazı insanlar kendilerini boşlukta hissettiklerinde sürekli bir şeylerle meşgul olmaya çalışır. Yalnız kaldıklarında ortaya çıkan düşüncelerden uzaklaşmak için işlerine, sosyal medyaya, ilişkilere veya farklı uğraşlara daha fazla yönelebilirler.
Bazılarıysa tam tersine içine kapanır. İnsanlarla görüşmek, günlük sorumluluklarını yerine getirmek veya yeni bir şeylere başlamak giderek zorlaşabilir.
Bazen kişi üzgün bile değildir. Ağlamak istemez, belirgin bir korku hissetmez; ancak mutlu da değildir. Sanki hayatın içindedir ama yaşadıklarının içinde tam olarak bulunamıyordur.
Burada önemli olan, boşluk hissini hemen bir sorun veya hastalık olarak etiketlemek yerine kişinin yaşamındaki anlamını anlamaya çalışmaktır. Çünkü bu duygu, farklı psikolojik süreçlerle ilişkili olabilir.
Kendimi Boşlukta Hissediyorum: Bu Duygunun Nedenleri Nelerdir?
Boşluk hissinin tek bir nedeni yoktur. Kişinin geçmiş deneyimleri, mevcut ilişkileri, duygusal ihtiyaçları ve yaşam koşulları bu hissin oluşmasında etkili olabilir.
1. Kendi İhtiyaçlarından Uzaklaşmak
Bazen kişi uzun süre başkalarının beklentilerine göre yaşar. Ailesinin, partnerinin veya çevresinin ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koyar. Sorumluluklarını yerine getirir, başkalarını memnun etmeye çalışır ve kendisinden beklenenleri yapar.
Ancak bu sırada kendisine ne istediğini sormayı ihmal edebilir.
Ne yapmak istediğini, nelerden hoşlandığını, hangi ilişkilerin kendisine iyi geldiğini veya nasıl bir hayatın içinde olmak istediğini düşünmeye yeterince zaman ayıramayabilir.
Bir süre sonra her şey yolunda görünse bile içinde bir eksiklik hissedebilir. Çünkü yaşadığı hayat, başkalarının beklentilerini karşılıyor olsa da kendi ihtiyaçlarıyla ne kadar örtüştüğünü bilmiyor olabilir.
Bu noktada kendine şu soruyu sormak anlamlı olabilir:
Ben gerçekten ne istiyorum, yoksa uzun zamandır yalnızca benden beklenenleri mi yapıyorum?
2. Duyguları Bastırmak ve Kendini İfade Edememek
Bazı insanlar üzülmenin, öfkelenmenin veya kırıldığını göstermenin ilişkilerine zarar vereceğini düşünerek duygularını ifade etmekten kaçınabilir.
Çocukluk döneminde duygularının yeterince anlaşılmadığı, küçümsendiği veya kabul edilmediği deneyimler yaşayan kişiler de zamanla ne hissettiklerini anlamakta zorlanabilir.
Örneğin, bir olay karşısında incinmesine rağmen “Önemli değil.” diyebilir. Bir ilişkide ihtiyaçları karşılanmadığında bunu dile getirmek yerine duruma uyum sağlamaya çalışabilir.
Bu durum her zaman bilinçli bir tercih değildir. Kişi gerçekten ne hissettiğini fark etmekte zorlanıyor olabilir.
Duygularını sürekli geri plana atmak, kişinin kendi iç dünyasıyla bağlantısını zayıflatabilir. Bir süre sonra yalnızca üzüntü veya öfke değil, mutluluk ve heyecan gibi duygulara erişmek de zorlaşabilir.
3. Hayatın Anlamını Sorgulamak
Özellikle önemli yaşam değişikliklerinden sonra kişi kendisini boşlukta hissedebilir.
Bir ilişkinin bitmesi, mezuniyet, iş değişikliği, taşınma, kayıp yaşamak veya uzun süredir hedeflenen bir amaca ulaşmak, kişinin hayatını yeniden değerlendirmesine neden olabilir.
Bazen uzun süre peşinden koşulan bir hedef gerçekleşir ancak beklenen tatmin duygusu ortaya çıkmaz. Kişi hedefe ulaşmıştır ama şimdi ne yapacağını bilemiyordur.
Bu durumda boşluk hissi, yalnızca bir şeylerin eksik olmasından değil, kişinin hayatına yön veren anlamların değişmesinden de kaynaklanabilir.
Eskiden önemli görünen şeyler artık aynı anlamı taşımayabilir. Kişi kendisini yeniden tanımaya ve neyin kendisi için önemli olduğunu keşfetmeye ihtiyaç duyabilir.
4. Yalnızlık ve Duygusal Bağ Kurma İhtiyacı
İnsanlarla çevrili olmak, her zaman duygusal olarak yakın hissetmek anlamına gelmez.
Kişinin arkadaşları, ailesi veya bir partneri olabilir; ancak anlaşılmadığını, görülmediğini ya da kendisi olduğu hâliyle kabul edilmediğini hissedebilir.
Bazı ilişkilerde kişi sürekli güçlü görünmek, sorun çıkarmamak veya başkalarını üzmemek için çaba gösterir. Kendi kırılganlığını paylaşamadığında ilişkiler devam etse bile içinde bir yalnızlık yaşayabilir.
Bu nedenle duygusal boşluk hissi her zaman yalnız kalmakla ilgili değildir. Bazen insanlarla birlikteyken bile kendin gibi olabileceğin, anlaşılabileceğin ve duygusal olarak yakın hissedebileceğin ilişkilere ihtiyaç duymakla ilgilidir.
5. Geçmişte Yaşanan Kayıplar ve Zorlayıcı Deneyimler
Kayıplar, hayal kırıklıkları ve zorlayıcı yaşam deneyimleri kişinin kendisiyle ve dünyayla kurduğu ilişkiyi etkileyebilir.
Bazen yaşanan bir olayın ardından kişi yoğun bir üzüntü hisseder. Bazen de duygularını anlamlandırmakta zorlanır ve kendisini hissizleşmiş gibi bulur.
Özellikle uzun süre stres altında kalmak veya duygusal açıdan zorlayıcı deneyimler yaşamak, kişinin kendisini ve çevresini uzak ya da gerçek dışı hissetmesine eşlik edebilir.
Ancak her boşluk hissinin geçmişte yaşanan travmatik bir olaydan kaynaklandığını söylemek doğru değildir. Kişinin deneyimini kendi yaşam öyküsü ve mevcut koşulları içinde değerlendirmek gerekir.
6. Depresyon ve Duygudurum Değişiklikleri
Kendini boşlukta hissetmek bazen depresyonla ilişkili olabilir. Depresyon yalnızca üzgün hissetmekten ibaret değildir; kişi eskiden keyif aldığı etkinliklerden artık zevk alamayabilir, enerjisinde azalma yaşayabilir, umutsuz hissedebilir veya günlük sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanabilir.
Bazı kişiler üzüntüden çok hissizlik, anlamsızlık veya hayata karşı ilgisizlik yaşadıklarını ifade eder.
Bununla birlikte, tek başına boşluk hissi depresyon tanısı koymak için yeterli değildir. Duygunun ne kadar sürdüğü, ne sıklıkta ortaya çıktığı, başka hangi belirtilerin eşlik ettiği ve günlük yaşamı nasıl etkilediği birlikte değerlendirilmelidir.
Kendini Boşlukta Hissediyorum Bu Hiçbir Şey Hissetmemek Aynı Şey midir?
Birbirine benzeyen bu iki deneyim arasında bazı farklılıklar olabilir.
Kendini boşlukta hisseden kişi, içinde bir eksiklik olduğunu düşünebilir. Bir şeylere ihtiyaç duyduğunu hisseder ancak bu ihtiyacın ne olduğunu belirlemekte zorlanabilir.
Hiçbir şey hissetmediğini söyleyen kişi ise mutluluk, üzüntü, heyecan veya öfke gibi duygulara ulaşmakta zorlandığını ifade edebilir. Yaşadığı olaylara karşı eskisi kadar tepki vermediğini fark edebilir.
Elbette bu deneyimler birbirinden kesin sınırlarla ayrılmaz. Bir kişi hem boşluk hem de duygusal hissizlik yaşayabilir.
Önemli olan, kişinin yalnızca ne hissettiğini değil, bu duygunun hayatında nasıl ortaya çıktığını da anlamaktır.
Örneğin, boşluk hissi özellikle yalnız kalındığında mı artıyor? Bir ilişki içindeyken mi ortaya çıkıyor? Bir şey başardığında bile tatmin hissedemiyor mu? Yoksa uzun süredir hayatın hiçbir alanında eskisi gibi keyif alamıyor mu?
Bu sorular, yaşanan deneyimin anlamını keşfetmek için bir başlangıç olabilir.
Kendimi Boşlukta Hissediyorum, Ne Yapmalıyım?
Boşluk hissi yaşadığınızda ilk isteğiniz bu duyguyu hemen ortadan kaldırmak olabilir. Kendinizi meşgul etmeye, yeni hedefler koymaya veya bir şeylerin değişmesini sağlamaya çalışabilirsiniz.
Bunlar bazen yardımcı olabilir. Ancak yalnızca boşluk hissinden uzaklaşmaya çalışmak, bu duygunun ne anlatıyor olabileceğini fark etmenizi zorlaştırabilir.
Aşağıdaki adımlar, kendinizle yeniden bağlantı kurmanıza yardımcı olabilir.
1. Kendinize Ne Hissettiğinizi Sormakla Başlayın
Her duygunun adını hemen koymak zorunda değilsiniz.
Bazen “Kötüyüm.” demek bile yaşadığınızı açıklamak için yeterli gelmez. Böyle zamanlarda kendinize daha küçük sorular sorabilirsiniz:
- Bugün kendimi nasıl hissediyorum?
- İçimde bir eksiklik varsa, bunu en çok hangi anlarda fark ediyorum?
- Son zamanlarda beni ne yoruyor?
- Bir şeylere gerçekten ihtiyaç duyuyor muyum, yoksa yalnızca artık böyle hissetmek istemiyor muyum?
Cevaplar hemen gelmeyebilir. Kendinizi bir sonuca ulaşmaya zorlamadan bu sorular üzerinde düşünmek, iç dünyanızı anlamanıza yardımcı olabilir.
2. Kendinizden Ne Beklediğinizi Fark Edin
Bazen insan kendisini boşlukta hissederken aynı zamanda bu durumdan bir an önce çıkması gerektiğini de düşünür.
Daha mutlu olmak, üretken olmak, hayata yeniden bağlanmak veya kendini toparlamak için kendisine baskı yapabilir.
Ancak zaten zorlandığınız bir dönemde kendinizden sürekli daha fazlasını beklemek, yaşadığınız güçlüğü artırabilir.
Kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
Şu anda kendime ihtiyacım olan desteği mi veriyorum, yoksa hissettiğim şey nedeniyle kendimi daha fazla mı eleştiriyorum?
Kendinize karşı anlayışlı olmak, yaşadığınız her şeyi kabullenip hiçbir şey yapmamak anlamına gelmez. Zorlandığınız bir dönemde kendinize ihtiyaç duyduğunuz zamanı ve desteği tanımaktır.
3. Küçük Şeylerle Yeniden Bağ Kurmayı Deneyin
Kendinizi boşlukta hissettiğinizde büyük hedefler belirlemek zorunda değilsiniz.
Bazen kısa bir yürüyüş yapmak, sevdiğiniz biriyle konuşmak, müzik dinlemek, yemek hazırlamak veya uzun zamandır ertelediğiniz küçük bir işi tamamlamak iyi bir başlangıç olabilir.
Burada önemli olan, yaptığınız şeyden hemen büyük bir mutluluk beklememektir.
Eskiden keyif aldığınız bir etkinliği yaptığınızda hiçbir şey hissetmediyseniz bu, bir daha iyi hissedemeyeceğiniz anlamına gelmez. Kendinize zaman tanımak ve günlük yaşamla küçük adımlarla bağlantı kurmak önemlidir.
4. İlişkilerinizde Kendiniz Olabildiğiniz Alanları Keşfedin
Kimin yanında kendinizi rahat hissediyorsunuz? Hangi ilişkilerde düşüncelerinizi ve duygularınızı saklamadan paylaşabiliyorsunuz?
Bu sorular, duygusal ihtiyaçlarınızı anlamanıza yardımcı olabilir.
Bazen daha fazla insanla görüşmekten çok, bir kişiyle daha içten bir ilişki kurmaya ihtiyaç duyabilirsiniz. Bazen de sizi sürekli yoran ilişkilerde sınırlarınızı yeniden değerlendirmek gerekebilir.
Kendinizi anlaşılmış hissettiğiniz, duygularınızı ifade edebildiğiniz ve sürekli bir beklentiyi karşılamak zorunda olmadığınız ilişkiler, duygusal açıdan destekleyici olabilir.
5. Günlük Yaşamınızı ve İhtiyaçlarınızı Gözden Geçirin
Uyku düzeni, beslenme, hareket ve dinlenme gibi temel ihtiyaçlar duygusal iyilik hâliyle ilişkilidir.
Yoğun bir dönemde bu ihtiyaçlarınızı ihmal ediyor olabilirsiniz. Günleriniz birbirine benziyor, dinlenmeye zaman ayıramıyor veya sürekli sorumluluklarınızı yerine getirmeye çalışıyor olabilirsiniz.
Günlük yaşamınızda küçük ve sürdürülebilir düzenlemeler yapmak, kendinizi daha iyi hissetmenize destek olabilir.
Bununla birlikte, boşluk hissinin yalnızca yaşam tarzınızı değiştirerek geçeceğini varsaymamak gerekir. Özellikle uzun süredir devam eden veya yaşamınızı belirgin biçimde etkileyen bir durum söz konusuysa daha kapsamlı bir değerlendirme gerekebilir.
Kendini Boşlukta Hissetmek İçin Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalı?
Kendinizi zaman zaman boşlukta hissetmeniz, mutlaka psikolojik bir sorun yaşadığınız anlamına gelmez. Bazı dönemlerde insan hayatını, ilişkilerini ve önceliklerini yeniden değerlendirebilir.
Ancak bu his uzun süredir devam ediyorsa veya günlük yaşamınızı etkiliyorsa profesyonel destek almayı düşünebilirsiniz.
Özellikle şu durumlarda psikolojik destek yararlı olabilir:
- Kendinizi uzun süredir boşlukta, anlamsız veya umutsuz hissediyorsanız,
- Eskiden keyif aldığınız etkinliklere karşı ilginiz belirgin biçimde azaldıysa,
- İnsanlarla ilişkilerinizden uzaklaşıyor veya kendinizi sürekli yalnız hissediyorsanız,
- Ne istediğinizi, ne hissettiğinizi ya da neye ihtiyaç duyduğunuzu anlamakta zorlanıyorsanız,
- Günlük sorumluluklarınızı yerine getirmek giderek zorlaşıyorsa,
- Bu duyguyla başa çıkabilmek için kendinize zarar veren davranışlara yöneliyorsanız.
Psikoterapi sürecinde kişinin duyguları, düşünce örüntüleri, ilişkileri ve yaşam deneyimleri ele alınabilir. Amaç yalnızca boşluk hissini ortadan kaldırmak değil, bu duygunun kişinin yaşamındaki anlamını keşfetmesine ve kendi ihtiyaçlarıyla daha güçlü bir bağ kurmasına yardımcı olmaktır.
Boşluk hissine yaşamın anlamını yitirdiğine dair düşünceler veya kendine zarar verme düşünceleri eşlik ediyorsa bu durum ayrıca ciddiyetle ele alınmalıdır. Kendinize zarar verme riski yakınsa yalnız kalmamak, güvendiğiniz birinden destek istemek ve acil yardım almak önemlidir.
Sonuç: Boşluk Hissinin İçinde Kendinizi Yeniden Keşfetmek
Kendinizi boşlukta hissettiğinizde hayatınızda neyin eksik olduğunu hemen bulmak isteyebilirsiniz. Bir şeyleri değiştirmeye, yeni hedefler belirlemeye veya kendinizi yeniden iyi hissetmenin yollarını aramaya başlayabilirsiniz.
Ancak bazen asıl ihtiyaç, hayatınıza daha fazla şey eklemek değil, zaten yaşadığınız hayatla nasıl bir ilişki kurduğunuzu anlamaktır.
Kendi ihtiyaçlarınıza ne kadar yer açtığınızı, ilişkilerinizde ne kadar kendiniz olabildiğinizi ve sizin için gerçekten anlamlı olan şeylerin neler olduğunu keşfetmek bu süreçte önemli olabilir.
Her zaman ne hissettiğinizi bilmek veya kendinizle ilgili bütün soruların yanıtlarını bulmak zorunda değilsiniz. Bazen değişim, kendinize uzun zamandır sormadığınız bir soruyu sormakla başlar:
“Başkalarından ve hayattan ne beklediğimden bağımsız olarak, ben neye ihtiyaç duyuyorum?”
Bu sorunun yanıtını hemen bulamayabilirsiniz. Ancak kendinizi anlamaya ayırdığınız zaman, yaşadığınız boşluk hissini daha yakından tanımanıza ve kendinizle yeniden bağlantı kurmanıza yardımcı olabilir.
Daha fazla bilgi için: https://www.nimh.nih.gov/health/publications/depression
Detaylı bilgi için bireysel terapi sayfamı inceleyebilirsiniz. İletişim




